1 – 15 Bölümleri arasında geçen Arela kuralları
Arela
*
Melek, yeniden doğup bedenden bedene dolaşarak
varlıklarını sürdürebilen güç çiftlerine verilen ortak isimdir. Meleklerin
doğdukları bedenler ölümlü, ancak güçlerinin özünü taşıyan ruhları ölümsüzdür.
Arela
*
Bir
melek topluluğunun nesil olarak kabul edilebilmesi için 24 farklı güç
çiftini barındırması gereklidir. Her 100 yılda bir dünyadaki melek nesillerinin
başına yönetici güçler seçilir ve bu güçlerin her birine Nesil Yöneticisi
adı verilir.
Arela
*
Bir
meleğin yeniden doğarak ruh varlığını sürdürmesi olayına Yeniden Doğum
Döngüsü adı verilir. Bir melek kaç kez yeniden doğmuşsa o kadar kıdemli
olarak kabul edilir.
Bir
meleğin doğum döngüsünden çıkması, ölümlü yaşamı sona erdikten sonra ruhunun ve
güçlerinin sonsuza kadar kaybolması anlamına gelir. Döngüden çıkmaya sebebiyet
verecek iki temel kural vardır ve bunların herhangi birinin bozulması durumunda
ceza kesin ve geri döndürülemezdir.
I.
Bir melek ona bahşedilen güçleri kullanarak, kendi de dahil olmak üzere, hiçbir
meleğe zarar veremez.
II.
Bir melek ona bahşedilen güçleri kullanarak hiçbir ölümlüye zarar veremez.
Arela
*
Bir
ölümlü eğer bir neslin 24 üyesinin birden varlığından haberdar ise tüm melekler
arasında Kıdemli Ölümlü olarak bilinir ve ölümlülerle melekler
arasındaki herhangi bir olayda şahitlik edebilir, ifade verebilir veya oy
kullanabilir.
Arela
*
Bir
melek sahip olduğu güç çiftlerine göre, yeryüzünde yaşadığı hayatlar boyunca
bir bedel ödemek zorundadır. Bunlar her hayatında tekrarlaması gereken durumlar
olabileceği gibi, hatırasında kalan kişi ve olaylar olarak da görülebilir.
Arela
*
Yeryüzüne
gönderilen ilk melek, ölümlülerin arasında nefes aldığından beri, belirsiz
zamanlarda, yeryüzüne dört büyük melekten biri iner ve dünya üzerindeki güç
çiftlerine eşlik eder.
Her
yeni doğuşlarında Gabriel, Raphael, Michael ve Azrael adını alan
bu melekler yeryüzündeki nesiller arasında Dört Büyükler olarak
bilinirler.
Yeryüzünde
dört büyük meleğin dördünü de bir arada görmüş ve tanımış olan ölümlüler hem
kıdemlidir, hem de Dokunulmuş Olanlar olarak bilinir ve yeryüzündeki
meleklerin en gizli özelliklerinden biri olan Öz Noktalarını
görebilirler.
Arela
*
Melekler
arasında, ruhlarının birbirine bağlı olması durumu Kader Bağı olarak
isimlendirilir ve bu bağa sahip olan melekler bağlı oldukları diğer gücün bütün
varlığını (düşünce, acı, zevk, vb.) paylaşırlar.
Kader
Bağı, meleklerin yeryüzüne
inmesiyle ortaya çıkmış en eski oluşumlardan biridir ve nesilleri bir arada
tutmak, onları daha güçlü kılmak adına çok faydalı bir durumdur. Bu bağ
melekler arasında doğuştan oluşabileceği gibi, yaşadıkları güçlü bir paylaşım
sonrasında da ortaya çıkabilir.
Kader
Bağı bir ceza ya da ödül olarak
algılanmamalı ve güçlere bağlı olarak ödenen bedellerle ya da Ruh Eşi kavramıyla
karıştırılmamalıdır.
Arela
*
Yüce
Divan, gerek gördüğü zamanlarda Arela’nın melek güçlerine getirdiği
kısıtlamaları geçici süreyle kaldırma, değiştirme ya da iptal etme hakkı
vardır. Bu değişiklik tek bir melek için yapılabileceği gibi nesil(ler)
üzerinde de uygulanabilir.
Gücü
üzerindeki kısıtlamaları kalkmış olan melek(ler) bağımsızlığına alışana dek
sınırı genişleyen güçlerinin etkisi altında kalabilir. Bu etkilerden en yaygın
olanları meleklerin geçmiş yaşam döngülerinden hatırlayabildikleri anılarının
verdiği rahatsızlıklar olarak görülür: kabuslar, şiddetli baş ağrıları ve
halüsinasyonlar gibi.
Arela
*
Ey Melek,
Elinde tuttuğun kitap meleklerin yegane kılavuzu olan Arela’nın
öz kopyasıdır. Bu kopyanın içinde yazanlar sadece ve sadece yeryüzünde nefes
alan meleklerin en kıdemlisinin gözlerine açıktır. Eğer ki gözlerin bu
yazılanları görecek kadar kıdem sahibi değil ise alacağın ceza ağır ve sonsuz
olacaktır.
Yeryüzüne inen ilk meleğin adı Elian’dır. Zaman ve sabıra
hükmeden yüce ruhun nefesi, ölümlü bedenine can verdiği sürece bu öz kopya ona
ait olacaktır.
Arela
*
Bir melek özel durumlar gerektirmedikçe yeryüzündeki ilk
doğumunda ona verilen bedeni değiştirmek zorunda değildir. Bir meleğin sık
aralıklarla, aynı bedende yeniden doğması yeryüzündeki ölümlüler arasında “her
insanın çift yaratılması” inancını doğurmuştur. Ancak bilinmelidir ki her
ölümlü yeryüzünde eşsiz olduğu gibi, bir güç çiftinden de ancak tek bir melek
doğabilir.
Her yeni doğumunda aynı bedeni alan meleğin yaşadığı
hayatlarındaki hatıraları da ruhuyla birlikte bedenine dolar. Bir meleğin
yeniden doğumunda beden değiştirmesi demek o beden içinde yaşayan ruhunun hatıralarından
da vazgeçmek demektir. Melekler tarihinde beden değişimi ve hatıra feragati çok
travmatik olaylar ve olağanüstü güvenlik gerektiren durumlar dışında
uygulanmamaktadır.
Dikkat: Bedel olarak ruh üzerinde tutulması gereken
hatıralar, beden değişimiyle gerçekleşen hatıra feragati kapsamına girmez.
Arela
*
13. yüzyılın ortalarında değişen bir düzenle yeryüzündeki
melekler iki ayrı güç rengine ayrılmıştır: siyah ve beyaz. Beyaz Melekler,
Tanrı katından yeryüzüne indirilen melekler olarak bilinirken, Siyah
Melekler Lucifer’in (ölümlü inaçlarında Şeytan) melekleri olarak bilinir ve
ancak bir Beyaz Melek tarafından aklandığında bir öz noktası kazanarak
yeniden doğum döngüsüne katılırlar.
Beyaz meleklerin öz noktaları vücutlarında olabildiğince gizli
yerlerde dururken Siyah meleklerin öz noktası kolay görünür bir yerde olmak
zorundadır. Bu durum, aklanmış olan Siyah melekleri olası saldırılara açık
bırakıyor olsa bile, diğer bütün meleklerin kolaylıkla görebileceği öz
noktaları Lucifer’in melekleri olarak doğmalarının karşılığında ruhlarında
taşımaları gereken bir bedeldir.
Melek tarihinde kayıtlara geçen ilk aklanmış melek Ay ve Sır
meleği Lucine, onu aklayan melek ise Güneş ve Mucize meleği Naysa olarak
bilinir.
Arela
*
Yeryüzüne inen melekler yaşadıkları ömürler boyunca, eğer
Tanrı onlara bu şansı bahşetmiş ise, bir gün mutlaka ruhlarının bir olduğu bir
melekle karşılaşırlar. Ruh Eşi olan melekler birbirlerine gördükleri ilk
andan itibaren ruhları ile kaderleri bağlanır ve doğdukları her hayatta
birbirlerini bulurlar.
Ruh eşi olan iki melek arasındaki güven ve güç bağı ne
Tanrı katında, ne de yeryüzünde görülebilecek bir bağ ile karşılaştırılamayacak
kadar kuvvetli ve bozulamazdır. Bu sebeptendir ki Ruh Eşi kavramı Kader
Bağı ile karıştırılmamalıdır.
Arela
*
Bir Öz Noktası verilerek aklanmış her Siyah Melek gün
gelip kendi gücünden bir parçayı bir başkasıyla karşılık beklemeden
paylaştığında, Tanrı katından ona verilen güç bir çift kanat olup onun ruhuyla
birlikte göğe uzayacaktır. Bu olaya Arınma adı verilir ve arınan her
Siyah Melek’in Lucifer ile olan güç bağı tamamen kopmuş olur.
Siyah Melek, aklanmasından çok kısa bir süre sonra
arınabileceği gibi, aklanmasını takip eden ve 10. döngüsünden geç olmamak
kaydıyla herhangi bir döngüde de arınma yaşayabilir. 10. döngüsünden sonra hala
arınamamış olan Siyah Melekler kendilerine verilen öz noktaları silinerek
Yeniden Doğum Döngüsü’nden çıkarılırlar.
Melek tarihinde ilk arınan melek, aynı zamanda ilk
aklanan melek de olan Ay ve Sırlar meleği Lucine’dir.
Arela
*
Her yeni doğacak meleğin ruhu, ölümlülerin can kaynağı
olan göklerde bir yıldız olarak onu bekler. Yeryüzündeki meleklerin dara
düştüğü anlarda çağırabildikleri koruyucu tılsımlar bu doğmamış melek
ruhlarının birleşmesiyle oluşur ve Sidra ( yıldızdan doğan) adını
alırlar.
Her meleğin Sidra’sının aldığı form farklıdır. Bir
meleğin Sidra çağırabilmesi için iki şartı yerine getirmesi gerekir:
I. Meleğin güç çiftlerinin zirvede olduğu zaman ve
mekanda büyü yapılmalıdır. Her melek için belirlenmiş zamanlar o meleklere ait
olan Arela’da belirtilir.
II. Meleğin gerekli büyüyü yapabilmesi için kendi
neslinden en iki meleğin gücünden bir parça alması gerekmektedir. Her meleğin
gücü simgeleyen ve diğer meleklere büyülerinde kullanmak üzere verebilecekleri
varlıklar yine o meleklere ait olan Arela’da belirtilir.
Yukardaki iki şartı bir arada gerçekleştirip Sidra’sını
bütün varlığı boyunca en bir kez çağırmış olan melek, acil durumlarda iki
şartın en az birini sağlayabilirse Sidra’sını çağırabilir. Bu duruma bir
meleğin her ölümlü yaşamında sadece 12 kez izin verilir.
Arela
*
Melekler soyu yeryüzünde ve Tanrı katında kurumlara
ayrılır. Bu kurumların başına getirilen melekler, Dört Büyükler’in sağ kolu olarak
atanır, onların hizmetine ve merhametine bırakılırlar.
Althea; Şifacı Meleklerin başı,
tüm melek soyunun dertlerine deva olacak iksirlere ve efsunlara sahip şifacı
meleklerin en yetkilisi ve kıdemlisidir. Gabriel’e bağlıdır.
Kalista; Haberci meleklerin başı,
tüm melek soyunun haberleşmesinden, Arela değişimlerinden ve dağıtımından
sorumlu, haberci meleklerin en yetkili ve kıdemlisi, aynı zamanda Yüce Divan’da
Dört Büyükler’i temsil eden yegane melektir. Raphael’e bağlıdır.
Rhea; Sorgu meleklerinin başı, tüm melek soyunun
Yüce Divan önünde yargılanması sırasında meleklerin savunması veya cezalarında
görev alacak sorgu meleklerinin en yetkili ve kıdemlisidir. Michael’e bağlıdır.
Conrad; Ruh Toplayıcıların başı,
tüm melek soyunun ve yeryüzündeki ölümlülerin vakitleri dolduğunda ruhlarını
usulünce bedenlerinden ayırıp huzura ulaştıran Ruh Toplayıcıların en yetkili ve
kıdemlisidir. Azrael’e bağlıdır.
Arela
*
Ruh Toplayıcılar zamanı dolmuş bir ruhu bedenden
ayırırken acı vermezler, ancak vakti gelmemiş bir ölümlü bedene dokunduklarında
dokunana verdikleri acı büyük olur.
Ruh Toplayıcılar dokundukları (ve onlara dokunan) her
ölümlü ve meleğin geçmiş ve geleceğini görür, son anlarını yaşayan ruhu
Tanrı’nın takdiriyle acı veya tatlı anılarla sararak yeryüzünden koparırlar.
Ruh Toplayıcıların zamasızca dokundukları yaşamlarda
gördükleri şeyleri paylaşmaları kesinlikle yasaktır.
Ölümlülerin aksine meleklerin yazgıları tek bir ömrü
değil, sonsuza kadar yaşayacakları bütün ömürleri kapsar. Bir Ruh Toplayıcı
ruhunu almak için dokunduğu meleğin geçmiş ve gelecekti tüm ömürlerini
şekillendiren yazgısını görebilir, ancak bunu değiştirmek için teşebbüste
bulunması kesinlikle yasaktır.
Ruh Toplayıcıların
yeryüzündeki görev sınırlarını belirleyen bu kurallar ancak olağanüstü hallerde
Yüce Divan’ın verdiği izinlerle bozulabilir. Aksi takdirde kurala karşı gelen
Ruh Toplayıcı görevinden alınır ve bir daha yeryüzüne indirilmez.